Sağlık

Yaşlı yalnızlığı sempozyumunda 1 milyondan fazla kişinin yalnız yaşadığı belirtildi

Darülaceze Vakfı ile İstanbul Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen "Yaşlanma ve Yalnızlık Sempozyumu" başladı. Sempozyumda Türkiye'de yaşlı nüfusun yüzde 10,6'ya ulaştığı ve 1 milyondan fazlasının tek başına yaşadığı belirtilerek acil çalışmalar yapılması gerektiği vurgulandı.

1 Ekim 20267 dk okuma0 yorum
Yaşlı yalnızlığı sempozyumunda 1 milyondan fazla kişinin yalnız yaşadığı belirtildi
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Darülaceze Vakfı ile İstanbul Üniversitesi (İÜ) Sosyoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Yaşlanma ve Yalnızlık Sempozyumu" başladı.Üniversitenin Edebiyat Fakültesi Kurul Odası'nda yapılan sempozyumda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Türkiye'de yaşlılıkla alakalı yapılacak çalışmalara acil ihtiyaç olduğunu söyledi.Türkiye'de yaşlı nüfusun dünya ortalamasının üzerine çıkıp, yüzde 10,6'ya ulaşmasının oldukça büyük bir durum olduğunu belirten Dinç, yaşlı nüfusun 1 milyondan fazlasının tek başına yaşadığını kaydetti.Dinç, "Sayı olarak söylemesi çok kolay ama düşündüğümüzde, 1 milyonun üzerinde hikaye, insan, tecrübe, bilgi, birikim vesaire.

Olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız. O yüzden böyle bir çerçeve söz konusu olduğunda yaşlılıkla yapılacak çalışmalar ve yaşlılık-yalnızlık bağlamında yapılacak çalışmaların hakikaten çok önemli ve acil olduğunu görebiliyoruz." dedi.Türkiye'deki yaşlı nüfus oranının artışının bir felaket gibi algılanmaması gerektiğini belirten Dinç, şunları ifade etti: "Dünya üzerindeki yaşlı nüfusun yüzde 10'unun Türkiye'de olması felaket değil.

Bu, çok istifade edebileceğimiz bir şey olur. Bu kötü bir şey olmak zorunda değil. Bir felaket haberi gibi düşünüp yaşlıları toplumun dışına atıp istenmeyen varlıklar haline getirmede toplum için ciddi bir kayıp söz konusu olabilir.

Sonuçta yaşlılık dediğimiz şey esasında kelime olarak yaş almaktır. Yaş almak kötü bir şey değildir. Hepimiz yaş alıyoruz, güzel bir şeydir.

Ama bunu kötüleştiren şeyler var. Acaba ne kötüleştiriyor? Yaş almayı kötüleştiren, dezavantajlı hale getiren, istenmeyen bir noktaya getiren ne olabilir?

Onun üzerine düşünmemiz lazım."Dinç, Avrupa'da 100 yılda gerçekleşen demografik yaşlanma hızının Türkiye'de 25 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştiğini anlattı.Bu kadar hızlı bir toplumsal değişime bilim ve toplum olarak hazırlıksız yakalandıklarına dikkati çeken Dinç, "Yaşlıların hayat alanlarını genişletme, onlarla ilişkilerimizi konumlandırma, sosyal psikolojik ihtiyaçlarıyla alakalı kurumları, sistemleri, mekanizmaları oluşturma konusunda çok hızlı, acil çalışmalar yapmak gerekiyor.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Bu noktada yaşlıları da buna hazırlamak gerekiyor ama yaşlıları yaşlılığa hazırlamak yetmez. Toplumu da yaşlılarla yaşamaya hazırlamak gerekiyor." tespitinde bulundu.Dinç, yaşlılığa hazırlığın çocukluk yaşlarından itibaren başlatılması gerektiğini söyledi.Çocuk kitaplarında yaşlılarla birlikte yaşama kültürünün işlenmesinin toplumsal zihniyeti dönüştürmede hayati rol oynadığını vurgulayan Dinç, sosyal medyada yaşlıların "dayılar" denilerek alaya alınması ve karikatürize edilmesinin temel toplumsal değerleri sarstığının altını çizdi.Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç, yalnız kalabilme kapasitesinin geliştirilmesi gereken bir beceri olduğunu ancak sosyal izolasyonun yaşlıları derinden yaralayarak bağımlılık risklerini tetiklediğini belirtti.Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) gelen başvurularda emekli ve yaşlı nüfusun yoğun olduğu bölgelerde erkeklerde alkol ve sigara, kadınlarda ise reçeteli ilaç kullanımına bağlı bağımlılıkların ciddi artış gösterdiğini aktardı.Yaşlıların saygıya, dinlenmeye ve kendilerine alan açılmasına ihtiyaç duyduklarına işaret eden Dinç, "Yaşlılarla alakalı bir duygumuz olacaksa acımaktan ziyade saygı duygusunun çok daha ön planda olması lazım.

Aciz bir bebeğe yaklaşır gibi, bilgisiz çaresiz bir insana yaklaşır gibi, hiçbir şey yapamaz bir insana yaklaşır gibi ilişki kurarsak fevkalade saygısızlık yapmış oluruz." diye konuştu.İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyometri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yücel Bulut, bugün toplumsal gerçekliğin önemli bir boyutunu ve bileşenini sempozyumda konuşacaklarını söyledi.Yaşlanma olgusunun çok farklı yönlerden değerlendirileceğini belirten Bulut, "Çok değerli bilim insanlarının yapmış oldukları çalışmaları dinleyeceğiz, tartışmaya çalışacağız.

Umuyorum ki yine daha öncekilerde olduğu gibi salona girdiğimizden ufkumuz genişlemiş, anlayışımız daha da derinleşmiş olarak farklı birer insan ve araştırmacı olarak Türkiye ile toplum üzerine düşünen insanlar olarak ayrılacağız." dedi."85 yaş üstü yaşlılarımızın büyük bir kısmı yalnız olduklarını hissetmiyor"Darülaceze Vakfı Başkanı Fatih Recep Saraçoğlu ise Birleşmiş Milletler Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle bu yıl sempozyumun ikincisini düzenlediklerini söyledi.Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 10'u geçtiğini, 85 yaş üstü vatandaşların önemli bir bölümünün yalnızlığı kanıksadığını anlatan Saraçoğlu, sempozyumun ilk oturumunda sunulacak risk haritasındaki verileri ve tespitleri aktardı.Saraçoğlu, "85 yaş üstü yaşlılarımızın büyük bir kısmı yalnız olmaktan, yalnız olduklarını hissetmiyorlar.

Yani yalnızlığı kanıksamışlar, yalnızlığı içselleştirmişler. Bu çok kötü bir olay. Hem yalnızlar hem de izolasyonun içindeler.

İzolasyonları artıyor ama bundan şikayet etmiyorlar." diye konuştu.Yaşlıların toplumsal yaşama entegre olmalarını da hedeflediklerine dikkati çeken Saraçoğlu, şunları kaydetti: "Yardımı isteyene yardım etmek kolay. Somut bir talep vardır, o talebi yerine getirirsiniz. Ama içine kapanmış, sessizleşmiş, bir anlamda silinmiş insanlara ulaşmak, bulup onların dertlerine derman olmak bizim görevimiz.

Biz, vakıf olarak yaşlılarımıza fiziki ihtiyaçlarını karşılayan, maddi destek veren bir misyonumuz olmasına rağmen yaşlılarımızın toplumla entegre olmasını, toplumsal yaşamın bir parçası olmasını çok önemsiyoruz. Bu değişen toplumda artık aileler küçüldü. Mahalle kavramı kalktı, akrabalık ilişkileri zayıfladı.

Dolayısıyla yaşlılarımızın gerçekten topluma entegre olabileceği, toplumla birlikte olabileceği fırsatlar, imkanlar çok azaldı.""Yaşlıların en kritik meselesinin yalnızlık"Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, Darülaceze Vakfıyla önceki dönemde imzalanan işbirliği protokolünü 5 yıldır sürdürdüklerini anlattı.Şahin, "Sultanbeyli Yaşlıları Sosyal ve Kültürel Etkinliklerle Hayatın İçinde" projesinin iki yıldır devam ettiğini, ilçede görev yapan Vefa ekibi aracılığıyla 80 yaşlının ev temizliğinin düzenli olarak yapıldığını, vakıf desteğiyle 73 yaşlının evinde tuvalet ve hijyen alanları başta olmak üzere tamir ve tadilat gerçekleştirildiğini dile getirdi.Yaşlıların en kritik meselesinin yalnızlık olduğuna işaret eden Şahin, ziyaret ettiği bir yaşlının yakında oturan kızının alınabileceği endişesiyle temizlik ekibinden gelen talebi geri çevirdiğini ancak sadece kapısının çalınmasından ve hatırının sorulmasından dahi büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.Akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı sempozyumda hazırlanan "Türkiye Yaşlı Yalnızlığı Risk Atlası" kamuoyuna tanıtılması amaçlanıyor.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.