Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle Almanya'nın başkenti Berlin'de "COP31'e Doğru: Üst Düzey Finans Yuvarlak Masa Diyaloğu" toplantısı yapıldı.Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu kaynak verimliliği, israfın önlenmesi ve döngüsel ekonomi odaklı yaklaşım doğrultusunda, iklim hedeflerinin finansman ve yatırımlarla desteklenmesine yönelik uluslararası çalışmalar sürdürülüyor.Bu kapsamda Berlin'de "Reel Ekonominin Dönüşümü İçin Sermayenin Harekete Geçirilmesi" temasıyla "COP31'e Doğru: Üst Düzey Finans Yuvarlak Masa Diyaloğu" toplantısı düzenlendi.Toplantıda, iklim hedeflerinin reel ekonomide somut dönüşümlere aktarılması, sektörlerin dönüşümünü hızlandıracak finansman çözümlerinin geliştirilmesi ve uygulama ortaklıklarının ölçeklendirilmesi ele alındı.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, COP31 Başkanı Murat Kurum'un liderliğinde, Türkiye'nin bu süreçte öne çıkardığı uygulama, finansman ve somut eylem yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirilen buluşma, iklim taahhütlerinin yatırım kararlarına ve sahadaki uygulamalara dönüştürülmesi açısından önemli başlıkları bir araya getirdi."İklim eyleminin özünde insan olduğunu unutmamalıyız"Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, burada yaptığı konuşmada, iklim hedeflerinin somut projelere ve yatırımlara dönüştürülmesinde kamu ve özel sektör işbirliğinin önemini aktardı.Ağırbaş, hükümetlerin iklim dönüşümünü tek başlarına gerçekleştiremeyeceklerini belirterek, "Özel sektöre, finansmana ihtiyacımız var.
İklim alanındaki iddialı hedeflerimizi somut projelere ve yatırımlara dönüştürmemiz gerekiyor." ifadesini kullandı.İklim eyleminin yalnızca finansal ve teknik hedeflerden ibaret olmadığına dikkati çeken Ağırbaş, "İklim eyleminin özünde insan olduğunu da unutmamalıyız. İklim eylemi, daha temiz şehirler, yeni istihdam olanakları, daha güçlü toplumlar ve kaynaklarımızın daha iyi kullanılması anlamına gelmelidir." değerlendirmesini yaptı.Ağırbaş, bu yaklaşımın Emine Erdoğan'ın öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi'nde de somut biçimde görüldüğünü vurguladı.COP31 Başkanı Kurum'un liderliğinde COP31'in eylem ve uygulama odaklı olmasını istediklerini, bunun olması için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ağırbaş, "Hedefimiz basit; kamu ve özel sektörü birbirine daha da yakınlaştırmak, iyi fikirleri finansmanla buluşturmak, taahhütleri hayata geçirilebilir çözümlere dönüştürmek." ifadelerini kullandı.Ağırbaş, Berlin'deki diyalog toplantısında ortaya çıkan somut fikir ve güçlü ortaklıkların COP31'e taşınmasının önemine işaret etti.Toplantının kapanışında reel ekonomiye daha fazla sermaye aktarılması ve fikirlerin finanse edilebilir projelere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Ağırbaş, "Özel sektör, yalnızca bir finansman kaynağı olarak değil, uygulama ortağı olarak da hayati önem taşıyor." değerlendirmesini yaptı.Ağırbaş, COP31'e yaklaşık 40 gün kaldığını anımsatarak, toplantıda ortaya çıkan fikirleri ve kurdukları ortaklıkları somut eyleme dönüştürme çağrısında bulundu.Toplantıda neler görüşüldü?Berlin'deki toplantıda finansman ile iklim eylemi arasındaki bağın güçlendirilmesi, özel sermayenin dönüşüm süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve yatırım kaynaklarının reel ekonomideki dönüşümü hızlandıracak şekilde yönlendirilmesi konuları değerlendirildi.Programın "Sektörel Dönüşümün Finansmanı" başlıklı ilk oturumunda, enerji, ağır sanayi, ulaşım, binalar, gıda sistemleri, doğa ve şehirlerde dönüşümün finansmanı ele alındı.Oturumda, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, finansmana erişilebilir projelerin geliştirilmesi, yatırım projeleri için finansman havuzlarının oluşturulması, karma finansman modelleri ve sanayi rekabetçiliği gibi başlıklar değerlendirildi.Farklı sektörlerden temsilcilerin katkı sunduğu oturumda, iklim hedeflerinin uygulanabilmesi için yalnızca hedeflerin belirlenmesinin yeterli olmadığı, bu hedefleri destekleyecek yatırım ortamının, finansman modellerinin ve uygulanabilir proje portföylerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.Programın ikinci oturumunda, "Kurumsal Yatırımcıların Dönüşümün Hızlandırılmasındaki Rolü" başlığı ele alındı.Uzun vadeli sermayenin iklim ve sürdürülebilirlik dönüşümünü desteklemek amacıyla nasıl daha etkin biçimde harekete geçirilebileceğinin değerlendirildiği oturumda, varlık sahiplerinin liderliği, Paris Anlaşması'yla uyumlu yatırımlar, yatırımcı sorumlulukları, dönüşüm planlaması, reel ekonomiyle yatırımcılar arasındaki etkileşim ve dönüşüm finansmanı konuları görüşüldü.Üçüncü oturumda ise "Özel Finans Sektörünün Liderliğinin Ölçeklendirilmesi" başlığı altında bankalar, sigorta şirketleri ve sermaye piyasalarının iklim eyleminin uygulanmasındaki rolü değerlendirildi.Oturumda, net sıfır dönüşümü, iklim değişikliğine uyum, bankacılık sektörünün liderliği, dayanıklılığın güçlendirilmesinde sigortacılık, sürdürülebilir sermaye piyasaları ve karma finansmanın ölçeklendirilmesi gibi başlıklar konuşuldu.Görüşmelerde, kamu kaynaklarının yanı sıra özel sermayenin de iklim hedeflerine ulaşılmasında etkin şekilde harekete geçirilmesi ve finans sektörünün reel ekonomideki dönüşümü destekleyecek araçlar geliştirmesi üzerinde duruldu."Diyalogdan uygulamaya geçiş" için öncelikler belirlendiProgramın son bölümündeki "Diyalogdan Uygulamaya" başlıklı üst düzey yuvarlak masa toplantısında ise gün boyunca yapılan değerlendirmelerin somut işbirliklerine dönüştürülmesi ele alındı.Bu kapsamda COP31 Eylem Gündemi'ni destekleyebilecek öncelikli uygulama ortaklıklarının belirlenmesi, "COP31'e Doğru Finansman Eylem Belgesi" taslağının şekillendirilmesi ve Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e taşınacak finansman mesajlarının oluşturulması gündeme geldi.Berlin'deki toplantıyla iklim hedeflerinin finansal kaynaklarla desteklenmesi, özel sermayenin harekete geçirilmesi ve yatırım kararlarının reel ekonomideki dönüşümü hızlandıracak şekilde yönlendirilmesine yönelik ortak bir zemin oluşturuldu.

